SAHABENİN İSTİĞFAR VE DUA VAKTİ
701 views

SAHABENİN İSTİĞFAR VE DUA VAKTİ

28 Mayıs 2018

Asr-ı Saâdet toplumu, gece kalkıp namaz kılmayı, seherlerde evrâd ü ezkârlarını îfâ etmeyi ve Kur’ân okumayı, sıcak yataklarına tercih ediyorlardı. O mes’ûd toplumda seher ve fecir vakitleri, “İstiğfar ve dua vakti” olarak biliniyor ve ona göre îtinâ gösteriliyordu.

Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:

“O müttakîler, geceleri pek az uyurlar, seher vakitlerinde de istiğfâra devam ederler.” (ez-Zâriyât, 17-18)

Asr-ı Saâdet toplumu, gece kalkıp namaz kılmayı, seherlerde evrâd ü ezkârlarını îfâ etmeyi ve Kur’ân okumayı, sıcak yataklarına tercih ediyorlardı. O mes’ûd toplumda seher ve fecir vakitleri, “İstiğfar ve dua vakti” olarak biliniyor ve ona göre îtinâ gösteriliyordu. Hattâ gece karanlığında evlerinin yakınından geçenler, arı uğultusu gibi zikir ve Kur’ân sadâları işitiyorlardı.

Kâdî Beydâvî -rahmetullâhi aleyh- bu durumu şöyle ifâde etmektedir:

“Ümmet için beş vakit namaz farz olup da gece namazı sünnet hâline gelince, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, ashâbın ahvâlini müşâhede sadedinde gece vakti hücre-i saâdetlerinden dışarı çıkıp ashâbın evleri arasında dolaşmış ve o evleri Kur’ân kıraati, zikir ve tesbih sesleriyle arı kovanları gibi uğuldar bir hâlde bulmuştu.” (Envâru’t-Tenzîl, IV, 111)

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“Ben, yumuşak kalpli Eş’ârî kabîlesinin gece (evlerine) girerken okudukları Kur’ân seslerini çok iyi tanırım. (Sefer esnâsında) gündüz nerede konakladıklarını görmesem bile, gece onlardan yükselen Kur’ân sesinden yerlerini hemen tanırım…” (Buhârî, Meğâzî, 38)

Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ- şöyle der:

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- odamda teheccüd namazına kalktı. Mescidde namaz kılan Abbâd bin Abdullâh’ın sesini duydu:

“–Ey Âişe, bu Abbâd’ın sesi mi?” buyurdu. Ben de:

“–Evet!” dedim. Bunun üzerine:

“–Allâh’ım, Abbâd’a merhamet eyle!” diye dua etti. (Buhârî, Şehâdât, 11)

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- sekiz veya dokuz gece, yatsı namazını gecenin üçte birine kadar te’hir etmişti. Bunun üzerine Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-:

“–Yâ Rasûlâllah! Yatsıyı biraz erken kıldırsanız gece ibadetine kalkmamız daha kolay olur!” dedi.

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bundan sonra yatsıyı erken kıldırdı. (Ahmed, V, 47)

Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- gece teheccüd namazı için kalktığında şöyle dua ederdi:

“Yâ Rabbî, bulunduğum yeri görüyorsun, ihtiyacımı biliyorsun! Allâh’ım beni huzûrundan ihtiyacı görülmüş, her türlü korku ve tehlikelerden kurtulmuş, Sen’in emirlerine derhâl icâbet eden, duası kabul edilen, hatalarını affettiğin ve kendisine rahmet ettiğin bir kulun olarak döndür.”

Namazını bitirince de:

“Allâh’ım, dünya üzerinde bâkî kalan bir şey göremiyorum. Orada müstakîm (dosdoğru) bir hâl de yok. Allâh’ım, beni dünyada ilimle konuşan, hikmetle susan kullarından eyle! Allâh’ım, bana fazla dünyalık verme ki azmayayım, malımı iyice azaltarak zor durumda bırakma ki (ibadet ve vazifelerimi) unutmayayım. Şüphesiz, az olup da kifâyet miktarı olan mal, çok olup da (ibadet, zikir ve mes’ûliyetlerden) gâfil bırakan maldan daha hayırlıdır.” (İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, VII, 82)

Hazret-i Âişe vâlidemize:

“–Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- insanlardan en çok kimi sever?” diye sordular.

“–Fâtıma’yı!” dedi.

“–Ya erkeklerden?” denildi.

“–Onun kocasını!” dedi ve sonra çok mühim bir noktaya dikkat çekerek şöyle devam etti:

“–Bildiğim kadarıyla o, çok oruç tutan ve çok gece namazı kılan bir kişidir.” (Tirmizî, Menâkıb, 60/3874)

Hayatı boyunca teheccüde çok ehemmiyet veren Âmir bin Rebîa, gece namazı kılarken vefat etmişti. İnsanlar kurtuluşu imkânsız bir fitneye dûçâr olduklarında, Âmir’e rüyâsında:

“–Kalk, Allah’tan, sâlih kullarını koruduğu fitneden seni de korumasını iste!” denildi.

O da hemen kalktı ve namaz kıldı. Namazı müteâkip hastalandı ve kendisi hiç dışarı çıkmadan evinden cenâzesi çıktı. (Heysemî, IX, 301; İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, VI, 362/32044)

Tâbiînden Âmir bin Abdikays, ölümü yaklaşınca ağlamaya başladı.

“–Niçin ağlıyorsun?” diye sordular. O da şu cevâbı verdi:

“–Ne ölüm korkusuyla, ne de dünyaya duyduğum hırs sebebiyle ağlıyorum. Lâkin sıcak günlerde oruç tutmaktan ve geceleri ibadet için kalkmaktan (teheccüdden) mahrum kalacağım diye ağlıyorum.” (Zehebî, Siyer, IV, 19)

Gönül insanlarının, ibadetlerin son derece faziletli olduğu, istiğfar ve duaların kabul edildiği, günahların silindiği ve bedenin sıhhat bulduğu seher vakitleri için şöyle dedikleri nakledilmektedir:

“Geceleri ihyâ etmek, Allah Teâlâ’nın:

«Ey mülkün gerçek sahibi olan Allâh’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin…» (Âl-i İmrân, 26) âyetinde işaret buyurduğu hakîkî mülk ve saltanattır.” (Hâdimî, Mecmûatü’r-Resâil (Risâletü’l-Vasıyye ve’n-Nasîha), s. 194)

[1] Heysemî, VII, 47; Mubârekfûrî, Tuhfetü’l-Ahvezî, II, 473-474; İbn-i Hacer, Telhîsu’l-Habîr, IV, 206.

 

Share on Twitter Share on Facebook

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

443 views

RAMAZAN’DA YAPMAKTA ACELE EDİLMESİ GEREKEN İBADETLER

28 Mayıs 2018
RAMAZAN’DA YAPMAKTA ACELE EDİLMESİ GEREKEN İBADETLER
Ramazan ayında yapmakta acele edilmesi gereken ibadetler nelerdir? Cenâb-ı Hak buyuruyor: “…(Ey müminler!) Siz hayır işlerinde yarışın. Nerede olursanız olun sonunda Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” (Bakara, 148) Resûlullah buyurdular: “Oruç açmakta acele ettikleri sürece Müslümanlar, hayır üzere yaşarlar.” (Buhârî, Savm, 45) Bir gün Mesruk (r.a.) Ayşe vâlidemize: “-Muhammed’in (s.a.v.)
Daha Fazla oku
523 views

ORUÇLUNUN SEVİNECEĞİ İKİ FERAHLIK

28 Mayıs 2018
ORUÇLUNUN SEVİNECEĞİ İKİ FERAHLIK
Cenâb-ı Hakk, oruca olan rağbeti beyânın yanında ona vereceği mükâfat ve karşılığı, beşerin oruca olan rağbetini te’mîn zımnında saklı tutmuştur. Tıpkı bir müsâbakada câzibeyi artırmak için saklı tutulan çok büyük bir mükâfat gibi… Rasûlullâh –sallâllâhu aleyhi ve sellem-, şöyle buyurdular: “Oruçlunun sevineceği iki ferâhlık vardır: 1. İftâr ettiği zaman (Cenâb-ı Hakk’ın nîmetlerine kavuştuğu için) sevinir.
Daha Fazla oku
421 views

MÜSLÜMANI ZENGİNLEŞTİREN TİCARET

28 Mayıs 2018
MÜSLÜMANI ZENGİNLEŞTİREN TİCARET
İnfâk edilen mal bereketlenir; infâk edilmeyense, sahibi için ya dünyada bir fitne ya da âhirette bir azap sebebi olur. İnfâk edilmeyen mal, kulu şımartıp azgınlığa sevk eden nefsânî arzulara sermâye teşkil eder. Hadîs-i şerîfte buyurulur: “Ey Âdemoğlu! İhtiyacından fazla olan malını sadaka olarak vermen, senin için iyi; vermemen ise kötüdür…” (Müslim, Zekât, 97; Tirmizî, Zühd, 32) Cömertlik
Daha Fazla oku
439 views

Orucun Maddi ve Manevi Faydaları

25 Mayıs 2018
Orucun Maddi ve Manevi Faydaları
Kur’ân-ı Kerîm’de geçen ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) uygulamaları ile orucun maddi ve manevi faydaları… Kur’ân-ı Kerîm’de önceki toplumlara da orucun farz kılındığına dikkat çekilmiş, orucun amaç ve hükümleri açıklanırken “ittikā” fiili kullanılmış, oruç yasaklarına uymanın Allah tarafından çizilen sınırlara riayet anlamına geldiği ifade edilmiştir (el-Bakara 2/183, 187). ALLAH’A KUL OLMA BİLİNCİ Bütün bunlar ve anılan
Daha Fazla oku
499 views

Diş tedavisi yaptırmak orucu bozar mı?

25 Mayıs 2018
Diş tedavisi yaptırmak orucu bozar mı?
Soru: Diş tedavisi yaptırmak orucu bozar mı? Cevap: Sırf diş tedavisi sebebi ile oruç bozulmaz. Tedavinin ağrısız gerçekleşmesi için yapılan enjeksiyonlar da beslenme amacı taşımadığı için orucu bozmazlar. Ancak tedavi sırasında yapılan başka işlemler sebebi ile -mesela ağız su ile çalkalanırken- boğaza su, kan veya tedavide kullanılan maddelerden biri kaçarsa oruç bozulur ve kaza edilmesi
Daha Fazla oku
358 views

Sahabenin Oruç Heyecanı

24 Mayıs 2018
Sahabenin Oruç Heyecanı
Peygamber Efendimiz’in manevi terbiyesinden geçerek onun emir ve buyruğuna aşk ile bağlanan Sahabe Efendilerimizin hayatından Ramazan-ı şerifle ilgili birbirinden güzel örnekler bulunuyor. Ebû Ümâme -radıyallahu anh- Peygamber Efendimiz’e: “–Bana öyle bir amel tavsiye et ki, Allah Teâlâ beni onunla mükâfatlandırsın.” diye bir talepte bulunmuştu.  Rasûlullah Efendimiz: “–Sana orucu tavsiye ederim, zira onun bir misli yoktur!”
Daha Fazla oku